Neredeyiz? - Giorgio Agamben
Cehennemdeyiz. Bunun farkındalığından yola çıkmayan her türlü söylem basitçe temelsizdir. İçinde bulunduğumuz daireler1 dikey bir şekilde düzenlemiş değil, dünyaya dağılmışlardır. İnsanlar her nerede bir araya gelseler, orada kendi kendilerine cehennemi üretirler. Daireler ve hendekler2 her yanımızdadır, tıpkı Goya’nın caprichos çizimlerindeki gibi, onları yöneten canavarları ve şeytanları tanırız.
Bu cehennemde ne yapabiliriz? Çok fazla bir şey yapamayız ya da Italo’nun bahsettiği cehennemin ortasında cehennem olmayan, iyi olan küçük parçaları korumakla yetinemeyiz.3 Çünkü bu parçalar da tamamen ya da kısmen kirlenmiş haldedirler — hiçbir durumda, no te escaparas. Bunun yerine dur, sessiz ol, gözlemle ve doğru anda, konuş, cehennemin dayandığı yalanlar perdesini yırt. Çünkü cehennemin kendisi bir yalandır, cehennem-olmayana, neşeli, yalın, anarşik varoluşa giden geçidi kapatan tüm yalanların yalanıdır. Devlet-olmayana/Hal-olmayana [maio stato] doğru olanı, sanki en başından beri kaçınılmaz bir şekilde içine yazıldığımız hendekler ve daireler dışında hiçbir imkan yokmuş gibi kendi haliyle/devletiyle [state] kaplar4. Devletin/Halin ortadan kalktığı, imkanın, tek hakiki gerçekliğin çağladığı o nokta/delik, o eşik olun. Bu, tıpkı şeytanların sizi yapmaya çağırdığı gibi, mümkün olanı gerçekleştirmek değil fakat gerçeği mümkün kılmaktır, hakim ideolojinin her alanda dayatmaya çalıştığı olguların kaçılınılmazlığından bir çıkış yolu bulmaktır — her şeyden önce politika alanında. Etrafınızdaki cehennemi gürültüde herkes, mümkün olanı şeytanca, teknik olarak ve ne pahasına olursa olsun gerçekleştirmeye çalışırken sizin için her durum, her şey, her bir çimen yaprağı5, eğer onları kendi hakikati içinde idrak edebilirseniz, yeniden, sessiz ve berrak bir biçimde mümkün hale gelir.
15 Eylül 2025
Dante. çn.
Dante. çn.
“Ve Polo: “Biz canlıların cehennemi, gelecekte var olacak bir şey değil, eğer bir cehennem varsa, burada, çoktan aramızda; her gün içinde yaşadığımız, birlikte, yan yana durarak yarattığımız cehennem. İki yolu var acı çekmemenin: Birincisi pek çok kişiye kolay gelir: Cehennemi kabullenmek ve onu görmeyecek kadar onunla bütünleşmek. İkinci yol riskli: Sürekli bir dikkat ve eğitim istiyor; cehennemin ortasında cehennem olmayan kim ve ne var, onu aramak ve bulduğunda tanımayı bilmek, onu yaşatmak, ona fırsat vermek.” Italo Calvino, Ekim 2004, Görünmez Kentler, çev. Işıl Saatçıoğlu, Türkçe’de 4. baskı, YKY, İstanbul. s. 204. çn.
Agamben burada state sözcüğünü tüm etimolojik anlamlarını kapsayacak bir şekilde kullanıyor gibi duruyor. hal, durum, devlet, sabitlik. bknz. çn.
Whitman(?). çn.

